top of page
Tekinsiz Dergi Logo.png

Hakkımızda
 

Sigmund Freud’un üzerine çalışmaya alan açtığı “unheimlich” yani Tekinsiz, tanıdık olan ile yabancı olan arasındaki gerilimde konumlanır. Almancada; Heimlich yani “tanıdık ve Ev’e ait ”olan paradoksal bir biçimde “saklı, örtük ve gizli” olanı da içinde taşır. Böylece anlamları heimlich ve unheimlich’i karşıtlıktan çok iç içe geçirir.

Tekinsiz, yazı aracılığıyla bir karşılaşma alanı açmayı amaçlar. Görüntünün ve hızın belirleyici olduğu bir dünyaya karşı, dilin dolaşımına, gerilimine, kayganlığına ve riskine yaslanır. Farklı seslerin bir araya gelişi; birbirine değmesi, geçmesi ve yankılanmasıyla çoğalır. Yazı, bu çoğulluğun ve çatlağın içinde yer alır.

Bütünlüklü ve kapalı bir anlam üretme iddiası taşımaz Tekinsiz. Her metin kendi artı-bir’ini içerir; taşar, eksik kalır ve bu eksiklik dışlanmaz. Bu “Bir”liktelik, kendi sesini bir öteki sesin eşliğinde duyabilmeyi ve duyurabilmeyi yanında getirir ve sesin/sözün çatlağına yerleşir yazı da bunu imkanlı kılar. Bu çoğalma ve taşma hali, derginin kurucu hareketidir.

Tekinsiz, kusursuz görünenin bozulduğu ara bölgede durur. Süslü ve tamamlanmış olanın dağıldığı, dile gelmeyenin kendini hissettirdiği yerde… Psikanaliz, bu alanda, kesinliğin bilgisini eksikle yarar ve yazı aracılığıyla bu sarsıntının izini sürer.

Yazı, burada yalnızca bir ifade biçimi değil, bulaşıcı bir hareket olarak düşünülür; bir metinden diğerine, bir düşünceden ötekine sızan, sabit anlamları yerinden eden bir dolaşım yaratır. Psikanaliz kendi içine kapalı bir söylem değildir; diğer alanlarla temasını sürdürür, onlarla kesiştiği yerlerde kendini yeni bir imkân olarak sunar. Tekinsiz de bu kesişimlerin açtığı alanda, psikanalizin kültür ve toplumla temasını süreklileştiren bir hareket olarak belirir.

Zira özne kendi kendisinin eviyse
Tanıdık olan da yabancı olan da Ev’e aittir.
Tekinsiz ise Ev’in içinde sıragelen yarılmanın hissidir.
O halde tekinsiz’in konumlandığı yarıkta düşlemek ve düşünmek arzusuyla..

bottom of page